— M.erenler : Bir zamanlar dünya, sanatla şekillenen bir yerdi. Peki ya şimdi?
— M. erenler Eskiden bir ressamın fırça darbesi bir krala bile ilham verirdi. Sanatçı sadece resim yapan biri değildi; toplumun vicdanı, zamanın tanığı, insan ruhunun tercümanıdır. Bir tablonun önünde saatlerce durulurdu. Çünkü o tuvale sadece renk değil, insanın ta kendisi yansırdı. Ama artık... Kimse dönüp bile bakmıyor. Gözler geçiyor ama gönüller durmuyor. Bugünün dünyasında hız kazandı, derinlik kaybetti. Eskiden sanatçılar azdı. Çünkü sanat, büyük bir cesaret, sabır ve içtenlik gerektirirdi. O yüzden de kıymetliydiler. Şimdi ise görsel üretmek kolay, tüketmek daha da kolay. Yapay zekâlar birkaç saniyede “ mükemmel” şeyler üretiyor. Ama ruhsuz. Hikâyesiz. Derinliksiz. Çünkü unuttuk: Sanat, sadece bir görüntü değil; bir insanın içine bakışıdır. Yapay zekâ bir araç olabilir — tıpkı bir fırça gibi. Ama onun kendisi sanatçı olamaz. Çünkü algoritmalar sadece seçenek sunar. İnsan ise hayatın tam ortasından gelir: Acıyla, aşkla, hatayla, tutkuyla. Bir tablo, sadece " g...